Biyomimetik Nedir?

Kelime anlamı biyolojik taklit olan biyomimetik,doğada olup biten tüm olayların bir taklidini,bir kopyasını teknoloji kullanarak makineleşmeye aktarılmasını konu edinmiştir.Kısacası doğanın taklit edilmesine biyomimetik denir.

Biyoteknoloji, nanoteknoloji, hatta teknolojinin kendisi bile aslında bir biyotaklitin sonucunda var olmuştur.Bir düşünün, bundan yüzlerce yıl önce insanoğlu doğayı gözlemleyerek kendilerini yazın kavurucu sıcağından ve kışın dondurucu soğuğundan korumak için mağaralar buldular ve daha sonra bunu geliştirerek kendilerine barınak yapmaya başladılar.Bu barınaklar günümüzdeki yüksek binaların en ilkel haliydi.Yani günümüzdeki mimari ve inşaat teknolojilerinin tamamı insanoğlunun mağaraları taklit ederek barınaklar oluşturması ile başladı.İnsanlar doğayı her konuda taklit ederek teknolojiyi var ettiler ve bu teknoloji gelişerek günümüze kadar geldi ve şimdiki halini aldı.Bir mağaranın taklit edilmesi sonucu İstanbul,Paris ve Londra gibi insanları kendine hayran bırakan mega kentler ortaya çıktı.Aslında bu düşünce ile yola çıktığımızda insanlığın var oluşu bile biyomimetik sayesinde olmuştur.Çünkü doğanın doğal seçilim adlı acımasız bir kanunu vardır.Bu kanuna göre tabiat, kendisine ayak uyduramayan canlılara yaşam hakkı tanımaz ve onları yok eder.İnsan ırkı da doğal seçilim kanunuyla yok edilebilirdi ama insanoğlu uyum sağlamayı öğrendi.Doğayla birlikte yaşamayı hatta onu taklit ederek kendisine yaşam alanı açmayı bile başardı.Eğer insanın biyotaklit yeteneği olmasaydı bugün hiçbirimiz olmayacaktık.

biyomimetik

Montanalı bir yazar ve gök bilimci olan Jannie M.BENYUS tüm bu taklit olayını ve insanoğlunun doğal seçilimdeki başarısını tek bir kelimede topladı ve biyomimetik kavramını ortaya attı.Bu kavram ortaya çıktıktan bir süre sonra doğadan faydalanmasıyla ün azanmış bir şirket olan İnterface’in ürün stratejileri uzmanı David Oakley de biyomimetik konusunda şunları söylemişti : ”Doğa benim işim ve tasarım konularındaki akıl hocam, yaşam tarzım için bir model.Doğanın sistemi milyonlarca yıldır çalışıyor.Biyotaklit doğadan öğrenmenin önemli bir yoludur.”

Biyotaklitin asıl amacı, Oakley’in de dediği gibi insanlar için bir model oluşturmasıdır.Evet doğanın bu dünya üzerinde kurduğu sistem hala kusursuz bir şekilde çalışıyor.Böylesine sorunsuz bir şeyi kendimize model almanın hiçbir zararlı yanı yoktur.Ama insan rahat durmaz ve doğanın düzenine çomak sokmaya kalkarsa küresel ısınma gibi problemlere yol açabilir.Biyotaklit sayesinde insan eliyle bozulan, yine insan eliyle düzeltiliyor.Küresel ısınmanın çözüm için durmadan çalışan bilim adamları yakın tarihlerde büyük bir keşfe imza attı.Kendilerine ağaçların çalışma mekanizmalarını model edinen bilim insanları sentetik karbon emicileri tasarladılar.Bu karbon emici süngerimsi maddenin sadece bir kilosu bile yüzlerce ağacın emebileceği karbondan fazlasını tek başına tutabiliyor.Peki bilim adamları bunu nasıl başardı?Sorunun cevabı elbette biyotaklit ile alakalıdır.Çünkü ağaçların çalışma mekanizması da tıpkı mağaralardaki gibi biyotaklitin bir konusudur.

İnsan doğayı taklit ettiği sürece doğadan daha çok şey öğrenecektir.İnsanlığın var oluşunun gizli anahtarlarından biri olan biyotaklit erimsel sürecin de önemli bir parçasını oluşturmaktadır.Yaşamak istiyorsak evrimleşmeliyiz. Örneğin bir zamanlar tıpkı insanlar gibi tüm dünyada hüküm süren dinozorları sadece oyun parklarında ve bazı filmlerde maket yada animasyon olarak görüyorsak bunun sebebi dinozorların yeteri kadar evrimleşememiş olması dolayısıyla doğayı yeterince taklit edemeyip adapte olamamasından kaynaklanmıştır.Onlar bekleyen son bizi de bekler mi bilinmez ama dinozorların bilmediği bir şeyler bildiğimiz kesin.Bildiklerimize sıkı sıkıya sarılır ve yeni şeyler öğrenmek için tabiat anaya sürekli sorular sorarsak akıbetimiz dinozorların sonundan çok daha farklı olabilir.