HAARP Projesi’nin Sırrı

Doğal afetler, adı üstünde kaynağı doğa olan afetlerdir.Bugüne kadar doğal afetler sebebi ile milyonlarca insan ve diğer canlılar boğularak,yanarak ya da göçük altında kalarak can verdiler.Kimse bu ölümleri sorgulamadı.Çünkü doğal afetti işte ve sorgulanacak bir yanı yoktu.Peki hiç yapay afet diye bir şey duydunuz mu?

Evet yanlış duymadınız.Biyolojik silahların en popülerleri arasında yer alanlar yapay afetlerdir.Örneğin yağmurun yağması için gerekli olan toz ve gerekli voltajda elektrik bomba olarak gök yüzüne, bulutların arasına atılarak yapay olarak yağmur yağması sağlanabiliyor.Bunu bir tık ileride düşünün.Söz konusu yağmur bombaları geniş bir arazideki tüm bulutlara uygulansa bu bölgede bir sel felaketi olma olasılığı kaçınılmaz değil midir?Bu ve bunun gibi örnekler çoğaltılabilir fakat bu yazımda sizlere yapay afetler içinde ülkemize de uygulandığı düşünülen H.A.A.R.P projesi yani yapay deprem projesinden bahsetmek istiyorum.Tüyleriniz ürperdi değil mi?Ülkemizde birçok deprem yaşandı ve sonucunda onlarca can ve mal kaybedildi fakat kimse bu durumdan sorumlu tutulamadı.Çünkü deprem sorgulanamazdı ve insan eliyle yapılan bir şey değildi.Ta ki H.A.A.R.P projesinin adı duyulana kadar.

H.A.A.R.P projesinin sahibinin adını sizlerle paylaştığımda kendinizi şaşırmaktan alıkoyamayacaksınız.O isim Nikola Tesla. Peki yapay depremlerin sorumlusu Nikola Tesla mı?Elbette ünlü bilim adamının adını bu şekilde karalamak doğru olmaz.Tesla en başlarında bu projeyi Alaska’da yürütüyordu ve projenin asıl amacı iklim kontrolünü sağlamaktı.Fakat proje amaç dışına çıktı ve Tesla’nın hayalleri doğrultusundan uzaklaşarak bir silaha dönüştürüldü.Evet dönüştürüldü diyorum çünkü bu  Tesla’nın hayatta olduğu zamanlardan çok sonraları uygulanmış bir projedir.Ülkemize Van depremi olarak bilinen depremle uygulandığı düşünülmektedir.

Merakla beklediğinizi biliyorum.Bu yapay depremi kim, bizim ülkemize ne zaman uygulamış?Sorusunun cevabını sizleri daha fazla bekletmeden vermek istiyorum.Depreme hiçbirimiz yabancı değiliz ve adını duyduğumuza içimiz acıyor.1999 Marmara depremi..Ya da Marmara yıkımı mı demeliydim?O günlerde Marmara’da bulunmuş ve o büyük yıkımdan sağ kurtulmuş insanlar az da olsa mevcuttur.İmkanınız varsa o insanlara bir sorun bakalım depremden önce alev topuna benzeyen bir ışık görmüşler mi?Cevabı ben vereyim, gördüler..Çoğu insanın gördüğü son şey oldu ama gördüler..Hangi tanığa sorarsanız sorun, asla Marmara’da yaşananların normalde yaşanan depremlere benzediğini duyamayacaksınız.

Bu söyleyeceklerimi asla aklınızdan çıkarmayın.İnsanoğlu doğadaki CO2 seviyesiyle oynadı, bedelini küresel ısınma olarak ödüyoruz.İnsanoğlu yiyeceklerin yapısı ile oynadı, bedelini türlü hastalıklar ile ödüyoruz.Eğer bugün insanoğlu H.A.A.R.P ve benzeri isimlerle deprem gibi şaka kaldırmayacak doğal bir aktivite ile oynamaya devam ederse bedelini kendi ellerimizle hazırladığımız bir kıyamet ile öderiz.