Louis Pasteur Kimdir?

Louis Pasteur, 27 aralık 1822 de Fransa’da doğdu.Meraklı ve yetenekli bir çocuktu.Ayrıntılarla uğraşmayı seven bir karaktere sahipti.Oğlak burcuydu.1846’da Ecole Normale Superieure’un Fen Fakültesini bitirdi.1847 de kimya ve fizik dallarında doktora derecesine yükseldi.1848 yılında ise Strasbourg fen fakültesi yardımcı kimya profesörü oldu.Bu yıllarda Strasbourgda tanıştığı Marie Laurent adlı genç kızla evlendi.Pasteur kendisini işine verebilen yüksek konsantrasyon sahibi bir adamdı ve bunun meyvelerini yakında toplayacaktı.

Louis Pasteur, mayalanma ve bulaşıcı hastalıklardaki gizemi çözerek bunlara mikroorganizmaların sebep olduğunu açıkladı.Böylelikle biyolojide mikroorganizmaların biyolojisi adıyla yeni bir araştırma dalı daha ortaya çıkmış oldu.O günlerde kendiliğinden türeme teorisi de meşhurdu.Buna bağlı olarak kendiliğinden türeme teorisini de çürütmüş oldu.

Mikroorganizmaların keşfinden hemen sonra mayalanabilir sıvıların daya uzun süre saklanmasını sağlayacak pastörizasyon yöntemini buldu.Bu yöntem sıvının önce yüksek bir sıcaklığa ulaştırılması ve sonra aniden soğutulup steril kaplara konması prensibine dayanıyordu.Pasteur bu buluşuyla kariyerinde tam gaz yukarılara çıkmaktayken boş durmuyor, kuduz nedeniyle lan ölümleri de durdurmak istiyordu.O dönemde kuduz insanların sadece canlarına değil mallarına da zarar veriyordu.Örneğin kuduz bir kurt ya da köpek bir koyun sürüsüne saldırsa kuduz olan bir koyun yüzünden tüm sürü telef oluyordu.Pasteur tüm bu kayıplara bir çare arıyordu ve araması sonuçsuz kalmadı.Pasteur kuduz aşısını keşfetmişti fakat onu şimdi daha zorlu bir sınav bekliyordu.Kendisi bu aşının işe yarayacağından adı gibi emindi fakat bunun için ona bir denek gerekiyordu.Pasteur aşısını önce köylülerin koyunları üzerinde denedi ve aşı yaptığı koyunların kuduz virüsünden etkilenmediğini gördü.Hayvan denek tamamdı ama aşısını bir insanın üzerinde denemesi gerekiyordu fakat kuduz bir insan Louis’in kapısını çalıp ‘bana aşı yapar mısın’ demezdi herhalde..Evet tam da böyle oldu.Pasteur’un koyunları iyileştirdiğini duyan bir köylünün çocuğu sokakta oynarken kuduz bir köpek tarafından ısırılmıştı.Kadın çocuğunun gözünün önünde köpürerek ölmesini istemiyordu ve o zamanlar  kuduzun tedavisi olmadığı için kadının tek çaresi aslı var mı yokmu bilmediği ama sadece duyarak ümitlendiği Pasteur’un aşısıydı ve çocuğunu Pasteur’e getirdi.Aşıyı çocuğa uyguladıkça çocuk kademeli olarak düzelmeye ve iyileşmeye başladı.Bu bir mucizeydi Louis Pasteur kuduz aşısını geliştirerek çağın en büyük hastalığı olan kuduzu yenmişti.Bu haber bilim dünyasını temelinden sarsmıştı.Tüm gazetelerin ilk sayfalarında Pasteur vardı tüm manşetler onu yazıyordu ve insanlar onu konuşuyordu.

Bugünün insanları olarak bence ona bir b teşekkür borçluyuz.Çünkü en yakın akrabamızı, en yakın arkadaşımızı, çocuklarımızı kuduz yüzünden kaybetme riskimiz yoksa bunu tamamen Louis Pasteur‘a  borçluyuz.İnsanlığın çok şey borçlu olduğu adamlardan biri olan Pasteur, kesinlikle bugün bile hatırlanmaya değer birisidir.28 eylül 1895’te 72 yaşında Frans’da vefat etti.