Mumyalama Nedir? Nasıl Yapılmaktadır?

Yıllarca korku filmlerine baş rollük yapmış olan mumyalar mitolojik yada efsanevi yaratıklar değillerdir.  Özellikle Mısır kültüründe mumyalamanın oldukça yaygın olduğunu biliyoruz.Peki bu mumyalama işlemini mısırlılar mı buldu?Mumyanın tarihçesi nedir ve nereden gelmiştir?Mumyalama işlemi nasıl yapılır?Bu yazımda tüm bu soruların cevaplarını arayacağız.

Öncelikle mumyalamanın başladığı daha doğru bir deyişle icat edildiği yer bilinenin aksine mısır değildir.Bu uygulamanın en eski uygarlıklardan beri yapıldığı keşfedilmiştir.Örneğin gizemleriyle meşhur İnka uygarlığında bu uygulamanın yapıldığı bilinmektedir.Mumyalama işlemi milattan hatta tarihten önceki devirlerde bile bir kabilenin şefi öldüğünde yada saygı duyulan birisi öldüğünde onun hatırasını saklamak amacıyla yapılmaktaydı.Tarih öncesi devirlerde tam bir mumyalamadan söz etmek mümkün değildir fakat mumyalamanın temellerinin atıldığını söyleyebiliriz.İlk çağ uygarlıklarında mumyalamanın atası olarak kabul edilen işlemler yapılmaktaydı.

Örneğin saygın birisi öldüğünde cesedin direk toprakla temasını engelleyecek taş mezarlar yapılırdı.Mumyanın asıl amacı da cesedin çürümesini engellemek olduğundan bu işlem de mumyalama düşüncesiyle yapılmış bir eylemdir.Fakat antik mısırda mumyalama işlemi gerçek boyutlarına ulaşmıştır.Hatta antik mısırda mumyalanan bazı firavunların mezarları günümüze kadar ulaşmıştır.

Mumyalama Nasıl Yapılmaktadır?

Mumyalanacak kişi öldüğünde ceset ‘ibu’ adı verilen ve  arınma yeri olarak bilinen büyükçe bir çadıra getirirlerdi.Burada iki kişi bulunurdu.Ölü, bugünkü musalla taşı gibi bir yere yatırılarak güzel kokması için palmiye şarabı ile yıkanırdı.Daha sonra nil nehrinden özel olarak getirilen su ile yıkanırdı.Sonrasında cesedin sol tarafından ortalama büyüklükte bir delik açılırdı ve buradan iç organları dışarı çıkarılırdı.Fakat kalbi yerinde bırakılırdı çünkü antik mısırlılar kalbin ölümden sonraki yaşamda yol gösterici bir organ olduğunu düşünmekteydiler.Beyin ise bu iş için özel tasarlanmış ucu kanca şeklinde demir bir çubuğun burundan sokulmasıyla ezilerek tekrar burundan çıkarılırdı.

Vücuttan çıkarılan organları ise mumyalama serüveninde iki yol beklemekteydi.Birincisi çıkarılan organlar mısırlıların natron dedikleri doğal sodyum karbonat ile kaplanırdı.Bu bileşik organların kurumasını sağlar dolayısıyla kurumasını geciktirirdi.Diğer bir yol ise çıkarılan organlar kavanozlara konulur ve öylece mumyanın yanına gömülürdü.Fakat genel olarak mumyalamada çıkarılan organlar natronla kaplanıp tekrar vucudun içine konulurdu.Daha sonra vücudun tamamı iyice natronla kaplanırdı.Yaklaşık 40 gün sonra ceset tekrar nil suyu ile yıkanır ve tekrar natronla kaplanırdı.Ardından vücudun tamamı bir bez ile sarılırdı ve bu bezin üstüne güzel kokular yayan esanslar sürülürdü.Sarma işleminde sadece kaliteli keten kullanılırdı ve ölünün her bir parçasının farklı bir tanrı tarafından ayrı ayrı korunduğuna inanılırdı.Sonunda ise mumyalanmış ceset  bir mezara konur ve mezarın içi talaş ve kurumuş yaprak gibi kuru maddelerle doldurulurdu.

Mumyalama işleminin bilinmeyenleri hala gizemini korumakta ve araştırılmaya devam edilmektedir.Belki de yeni mumyalar bulunacak ve bize öldüğü dönemin sırlarını anlamamıza yardımcı olacak yeni ip uçları verecektir..