Teşkilat-ı Esasiye Kanunu

1921 Anayasası, Büyük Millet Meclisi Anayasası veya Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, ilk T.C. Anayasası’nın ilkelerini belirleyen; 85 numaralı ve kabul tarihi 20 Ocak 1921 olan kısa çerçeve anayasa niteliğinde bir belgedir.

1923 yılındaki değişiklikle Cumhuriyet ilan edilmiştir. Bazı tanımlamaların aksine, 20 Ocak 1921 tarihli ilk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türkiye’nin ilk anayasasıdır. Anayasa için gerekli norm, kabul için oy oranı ve maddeler yönünden yeterli değildi ama Türkiye’nin ilk anayasası olarak kabul edilmiştir. 1876 Kanun-u Esasîsi de resmen ilan edilmemişti, fakat Osmanlı’nın ilk anayasası olarak tarihin sayfalarında yerini aldı.

Osmanlı Meclis-i Meb’usanı, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’u işgal eden İngilizler tarafından basılmış, bazı meb’uslar tevkif edilmiş, bazı meb’uslar da yurt dışına kaçmışlardır. İstanbul’un işgal edilmesi üzerine Ankara’da 23 Nisan 1920’de toplanan Büyük Millet Meclisi bir müddet çalışmış daha sonra yeni bir Anayasa hazırlığına başlamıştır. Bu Anayasa 20 Kânun-u Sani 1337 (20 Ocak 1921) tarih ve 85 sayılı Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’dur. Bu Anayasa, 23 madde ve bir madde-i münferideden ibarettir.

1921 Anayasası kısa bir Anayasaydı. İnsan haklarına ilişkin kurallar içermiyordu. Olağanüstü koşullar altında hazırlanmış ve çökmekte olan bir imparatorluktan, yeni bir ulusal devlet ortaya çıkarma işini üstlenerek üç yıl uygulanmıştır. Bu üç yıl içinde Kurtuluş Savaşının kazanılması, saltanat ve hilafetin kaldırılması ve Cumhuriyetin ilan edilmesi gibi çok önemli işler başarılmıştır.

Bu Anayasaya göre , “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Kendi mukadderatını bizzat tayin etmek, halkın hakkıdır. Kanun yapma ve icra etme selahiyetleri, millî camiayı temsil eden Büyük Millet Meclisinde tecelli etmiştir..” meclis hükümeti sistemi kabul edilmiştir. İşte, 1921 Anayasasında açıkça ifade edilen, 1924 Anayasasında tekrarlanan, hatta 1961 ve özellikle 1982 Anayasalarındaki değişik düzenlemelere karşın etki kalıntılarını bugünün politikasında bile hâlâ duyuran “meclis üstünlüğü” ilkesi o dönemden kalmadır.

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Maddeleri

  1. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yönetim şekli, halkın mukadderatını bizzat ve fiili olarak yönetmesi ilkesine dayanır.
  2.  Yürütme kuvveti ve yasama yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır.
  3. Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilir ve hükûmeti «Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti» adını taşır.
  4. Büyük Millet Meclisi, iller halkınca seçilmiş üyelerden oluşur.
  5. Büyük Millet Meclisi’nin seçimi iki yılda bir yapılır. Seçilen üyelerin üyelik süresi iki yıldır ve yeniden seçilmek mümkündür. Eski Meclis, yeni Meclis toplanıncaya kadar göreve devam eder. Yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediği takdirde, görev süresi yalnız bir yıl uzatılabilir. Büyük Millet Meclisi üyelerinden her biri, yalnız kendini seçen ilin ayrıca vekili olmayıp aynı zamanda bütün milletin vekilidir.
  6. Büyük Millet Meclisi’nin Genel Kurulu, Kasım başında, davetsiz toplanır.
  7. Şeriat hükümlerinin uygulanması, bütün kanunların yürürlüğe konması, değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması, antlaşma ve barış imzalanması ve vatan savunmasıyla ilgili savaş ilâm gibi temel haklar Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Kanun ve tüzüklerin düzenlenmesinde, halk için en yararlı ve zamanın ihtiyacına en elverişli fıkıh ve hukuk hükümleriyle, örf ve âdetler ve teamüller esas olarak alınır. Bakanlar Kurulu’nun görev ve sorumluluğu özel kanunla belirtilir.
  8. Büyük Millet Meclisi, hükûmeti oluşturan bakanlıkları, “özel kanun gereğince seçtiği bakanlar vasıtasıyla yönetir. Meclis, yürütme ile ilgili işlerde bakanlara görev tayin eder; gerekirse bunları değiştirir.
  9. Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından seçilen başkan, bir seçim dönemi süresince Büyük Millet Meclisi Başkanıdır. Bu sıfatla Meclis adına imza atmaya ve Bakanlar Kurulu kararlarını onaylamaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer. Ancak Büyük Millet Meclisi Başkanı, Bakanlar Kurulu’nun da tabiî başkanıdır.
  10. Kânûn-i Esâsî’nin bu maddelere aykırı düşmeyen hükümleri eskisi gibi yürürlüktedir.